3Y LOGO

Yazılım Yaşamı Yeniler !

Yaşamı Yenileyecek Yazılımlara!

İlk olarak bildirgeç’te daha sonra da ozgürlük için haber sayfasında gördüğüm ecofont‘u hemen deneyip sonuçları burada paylaşmak istedim.

3Y felsefesine de uyan bir mantıkla geliştirilmiş olan ecofont çok basit bür düşünceyle mürekkep tükketimini azaltıyor. Karakterlerin çizgi kısımlarında baloncuk şeklinde boşluklar bırakarak mürekkep tüketimini %20′ye varan oranlarda azaltıyor. Baskı makinelerini tasarruflu hale getirmek için kullanılan onca karmaşık teknolojik uğraşlara rağmen böyle basit bir şekilde bu soruna çözüm getiriyor. Bu yönüyle bana basit düşünmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlattı…

Gelelim işin uygulama kısmına. Baskılardan sonra 15 punto altındaki yazılarda bu durum hissedilmiyor bile normal bir görünümü var okumada hiç bir zorluk çıkmadı. 16 puntodan sonra aradaki baloncuklar çok küçük şekilde dikkatli bakıldığında belli oluyor ancak 22 punto yazıda o baloncuklar rahat seçilmeye başladı. Genelde 14 punto yazı büyüklüğünü pek geçmediğim için bu fontu birçok baskıda kullanabilirim. Bilgisayardaki görüntüsü pek güzel olmasa da baskıdan önce ctrl + A ile tüm yazıları ecofont’a geçirmem saniyeler alır.

İşte Yazılım Yaşamı Yeniler.

Önce düşünüp sonra teknoloji üretsek ne güzel olacak.

Yazılım patentleri sorunu 70′li yıllara dayansa da bu durum son yıllarda kızışarak bir savaş haline geldi. Donanım üreticileri ve büyük yazılım firmaları cephenin bir yanındayken diğer tarafta ise Özgür Yazılımı ve Açık Kaynak Yazılımları destekleyen yazılımcılar ve kullanıcılar yer alıyor.

Bugün tartışmanın odağında ABD tarzı patentlemenin AB’de de geçerli olup olmayacağı yatıyor. ABD yasalarına göre saf yazılım ve iş metotları patentlenebilirken, AB yasaları buna izin vermiyor. Üstelik söz konusu durum Avrupa Parlamentosu’nca 24 Eylül 2003 tarihinde bir kez daha onaylandı. İlk kez ‘bilgisayar kullanılarak ger- çekleştirilen buluşların’ patentlenebilirliği kabul edildi, ancak getirilen ek düzenlemelerle ABD tarzı patentlemenin tamamen önüne geçildi. Böylece algoritmalar ve iş metotları (Amazon’un aldığı ‘tek tıkla alış veriş gibi) bir kez daha tamamen patent yasalarının kap- samı dışına çıkarıldı. Ancak bu son değil, patent savaşının yeniden alevlendiği bir başlangıçtı. Patent lobisi, faaliyetlerine hız verirken patent karşıtları da buna sessiz kalmadı. [1]

Avrupa Birliğinin 24 Eylül 2003 tarihinde aldığı bu karar Özgür yazılımcılara bir destek niteliğinde olduğundan bu gün Dünya Yazılım Patentlerini Durdurma Günü olarak kutlanıyor.

Peki savaşın temelinde hangi fikirler yatıyor:

Yazılım patentleri savaşının en ilginç yanlarından biri patenti destekleyen ya da karşı çıkan tarafların argümanlarının temelinde yenileşim (innovasyon) kavramının yatıyor olması. Patentleri destekleyenler, patentlerin yeni teknolojilerin yenileşimi teşvik ettiği görüşündeler. Yeni ortaya konan ürün üzerindeki ayrıcalıklı haklar rekabeti teşvik ediyor ve o da yenileşimle sonuçlanıyor[2]. Heckel’e görede [3], fikri mülkiyet haklarıyla sağlanan ayrıcalıklı haklar yazılım endüstrisinde yenileşim ve gelişim için gerekli.

Muhalifler ise aksini düşünüyorlar. Patentler yazılımda yenileşimi arttırmayacak, tam tersine çıkaracağı  mali engellerle yazılımcıların yaratıcılığına zarar verecek diyorlar. Özgür Yazılım Hareketi yenileşim için  bilginin paylaşımını gerekli görüyor. Yazılım patentlerinin, kullanıcıya sunulan yazılımların miktarını düşüreceğini de vurguluyorlar[4].

Yazılım Patentlerine Karşı Çıkanlar:

Patent karşıtı cephe oldukça geniş. Örneğin IBM ve Microsoft’un aksine Oracle, var olan ‘copyright’ ve ticari sırları koruma yasalarını patent yasasından daha uygun görüyor. Oracle, patentlerin yenileşimi arttırmayacağını, çünkü yenileşimin geçmiş bilgi birikimine dayandığını düşünüyor [5].

Fransa, patent karşıtı mücadelede AB içinde lider rolünü üstlenmiş durumda [6]. Ancak yazılım patentlerine karşı en kararlı ve tutarlı muhalefet Özgür ve Açık Kaynak Kodu destekleyen çevrelerden geliyor. Bu  muhalefet kitlesel bir harekete dönüşmüş durumda. Aslında bu da dolaylı bir lobi faaliyeti. Farkı, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar ve tehditler yerine, kamuoyu baskısıyla yasama sürecini etkilemeye çalışıyor olması. Bu strateji doğal bir tercih olmasının yanında zorunluluk da. Komisyonda ve Konsey’de patent lobisine karşı savaşın çoktan kaybedildiği düşünüldüğünde geriye sadece Avrupa Parlamentosu
kalıyor. Parlamento seçimlerinde de yoğun bir faaliyet yürütüldü. Yeşiller’e ve patent karşıtı diğer adaylara destek verildi [7,8].

Sonuç:

Yazılım patentleri savaşları daha uzun süre devam edeceğe benziyor. Önemli olan bizim gibi gelişmekte olan ülkelerdeki yazılımcıların savaşın hangi tarafında yer alacağına karar vermesi ve uzun dönemde sonuçlarını doğru kestirebilmesi.

[1]İ.İzlem Gözükeleş, EMO, http://www.emo.org.tr/resimler/ekler/8bb68e2b38e4a8c_ek.pdf?dergi=6

[2] Morgan, J. V., Chaining Open Source Software: The Case Against Software Patents, May 99, http://lpf.ai.mit.edu/Patents/chaining-oss.html, son erişim 5 Haziran, 2004

[3] Heckel, P., Debunking the Software Patent Myths, Communications of the ACM 35.6 (1992)

[4] Patent Reform Is Not Enough, GNU, http://www.gnu.org/philosophy/patent-reform-is-not-enough.html, son erişim 4 Haziran, 2004

[5] Oracle Corporation - Patent Policy, http://www.base.com/software-patents/statements/oracle.html, son erişim 6 Haziran, 2004

[6] Software Patents in France, http://swpat.ffii.org/players/fr/index.en.html, son erişim 6 Haziran, 2004

[7] Election Questionnaire Responses , http://kwiki.ffii.org/ElectPart0405En, son erişim 8 Haziran, 2004

[8] EU votes through software patent changes, http://news.zdnet.co.uk/business/legal/0,39020651,39155028,00.htm, son erişim 8 Haziran , 2004.

Bu gün kullandığımız bir bilgisayar, neden bir yıl sonra eski ve yavaş hale gelir hiç düşündünüz mü? Ya da bu gün aldığımız bir cep telefonu altı ay sonra neden “eski moda” olur?

Bu yazıda, bu sorulara cevap aramaya çalışacağım. Sizler de görüşlerinizle buna katkıda bulunursanız çok sevinirim.

Öncelikle bu durum kimlerin işine yarıyor onun analizini yapmakla başlayalım. Teknolojik ürünler sürekli eskiyor ve yenisini almak gerekiyor. Burada kazananlar teknolojiyi üreten devletler. Bu devletlere baktığımızda gördüğümüz, hepsi de kapitalist devletler. Kapitalizm ne ile devamlılığını sağlar diye düşündüğümüzde anahtar kelimeyi buluyoruz: “TÜKETİM”

Tüketim olmadan kapitalizmin kendini devam ettirmesi mümkün değil. Bundan dolayı günümüzde tüketim olabildiğince körükleniyor. Bu körüklemenin en güzel açıklaması ise “REKLAM”dır. Tüm reklamlar bizim daha çok tüketmemiz için yapılmıyor mu? Bir düşünün bakalım…

Peki bu işin yazılım ile ne ilgisi var?

Bilgisayar, cep telefonu, yazıcı hatta bir çamaşır makinesi hepsinin içerisinde yazılımlar vardır ve bizler o yazılımlar sayesinde bu donanımları kullanırız. Bir yılda bilgisayarlarımızın “demode” olmasının sebebi işte bu yazılımlardır.

Yazılımlar her geçen gün daha çok donanım ihtiyacına gereksinim duyuyorlar. Bu durum, bu gün aldığımız bir bilgisayarın altı ay sonra çıkan bir yazılımı yavaş çalıştırmasına hatta bazen o yazılımı kaldıramamasına sebep oluyor.

Bizler; genç ülkemizin “yazılım neferi” gençleri olarak bu talihsiz durumun farkında olup geliştirdiğimiz ve kullandığımız yazılımlarda daha çok donanım gereksinimi gerektiren değil azla yetinmeyi bilen yazılımlar tercih ediyoruz. Bu, sadece ülkemiz için değil, küresel ısınmanın pençesinde olan dünyamız için de çok önemli. Sınırlı dünya kaynakları, insanların sınırsız ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak. İşte bunun için “daha çok için değil daha az için yazılım” diyoruz.

Bunu yaparken gücümüzü açık kaynak ve özgür yazılımdan alıyoruz. 10 yıl önceki bilgisayarınıza da Linux işletim sistemi kurabiliyorsunuz. Ofis, internet ve günlük ihtiyaçlarınızı son model bilgisayarlarla yapmanız gerekmiyor. Fista yüklemek için gidip son model bir bilgisayar almanız gerekebilir ama Linux gibi açık kaynak yazılımlar genelde sizde var olan donanımlarla çalışabilecek şekilde yazılmıştır.

Yazılımcı mısınız o halde :NET için iyi bir makine sahibi olmanız gerekir oysa Javayı basit bir editörden bile yazabilirsiniz. Bunlar sadece bir kaç örnek. Örnekler çoğaltılabilir.

Tüketim toplumu olduğumuz bir gerçek bari AZ tüketelim.

Saygılar.

Bilgisayarlar, cep telefonları, televizyonlar, otomobiller, çamaşır-bulaşık makineleri, kısacası elektronik cihazların birçoğunu yazılımlar sayesinde kullanabiliyoruz.

Kimi yazılımlar var olan sorunları çözüyor kimileri ise yeni sorunları beraberinde getiriyor.

Kimi yazılımlar gerçekten bizim için geliştiriliyor. Kimileri ise sadece üreticilerin maddi çıkarları için.

Donanım üreticileri maddi çıkarlarını da düşünmek zorunda oldukları için bazı durumlarda kulanıcıların ihtiyaç duydukları gereksinimleri görmezden gelebiliyorlar.

Peki, bizler kendi ihtiyacımıza uygun yazılımları kendimiz geliştiremez miyiz?

İşte bu düşünceler; bizleri, yaşamımızı yenileyecek yazılımlar üretmeye yöneltti.

Bunu yaparken de öncelikle maddi çıkarları değil insani gereksinimleri ön plana aldık. Bir alanda kolaylık sağlarken başka sorunlara neden olmamayı insanlara yeni külfetler getirmemeyi ilke haline getirdik.

Hadi, siz de bize yaşamı yenileyecek yazılımlar üretmemiz için destek olun. Görüşlerinizi ve önerilerinizi bizimle paylaşın.
bize ulaşmak için
eposta:
bilgi [at] 3ynedir.com